İnternetim olmadığı için çok uzak kaldım buralardan ve çok özledim blogumu.
Hoşgeldim:)
"ömür, ömür sanki bir kara kutuymuş gün gelince herkesin açılmış ama sorarsan hep geç kalınmış.."
30 Haziran 2011 Perşembe
12 Mart 2011 Cumartesi
İçimden Yazmak Gelmiyor
Dns ayarlarımı değiştirdim bloga girebiliyorum aslında ama yazmak hiç içimden gelmiyor şu sıralar.
Artık kalksın şu erişimi engellemeler falan..
Artık kalksın şu erişimi engellemeler falan..
1 Mart 2011 Salı
Bloguma Dokunma!
Ben şu anda bloguma erişebiliyorum ama ne zaman ben de erişemez hale geleceğim bilemiyorum. Ama uzak olmayacağı kesin.Bu olay üzerine yazı bile yazmak istemiyorum. http://dlrtire2.wordpress.com/ *buralardayım artık... Hiç de ısınmadı ya kanım,neyse.!
Lütfen destek: TIK. ve TIK!
Lütfen destek: TIK. ve TIK!
BLOGUMA DOKUNMA !
Sansüre KARŞIYIZ!
Sansüre KARŞIYIZ!
Bloguma do-kun-ma!
28 Şubat 2011 Pazartesi
Yeşim Ceren Bozoğlu Ve 0 Milyona Kitap
Az önce internette bir haber okudum. Çok mutlu oldum ve neden şimdiye kadar haberim olmadığına çok şaşırdım. Habere geçeyim;
Yeşim Ceren Bozoğlu Facebook'ta '0 milyona kitap' adında bir sayfa açmış.Bu sayfada tamamen gönüllü olarak insanların birbirlerine kitaplar gönderebilmesi sağlanmış.Bireysel olarak istediğiniz ama herhangi bir sebepten dolayı alamadığınız bir kitabı isteyebileceğiniz gibi bir okul kütüphanesi için de yardımda bulunmak isteyen insanlara ulaşabileceğiniz bir sayfa.E Yeşim Ceren Bozoğlu da yaptığı bu sosyal sorumluluk projesi dolayısıyla Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından "Yılın En İyi Sosyal Projesi Onur Ödülü"ne layık görülmüş.
Benim çok hoşuma gitti bu sayfa.Kendisini burdan tebrik ediyorum.Cidden almak isteyip de alamadığım çok kitap var, güvenebilirsem birgün buradan temin etmeye çalışabilirim.Keşke birgün D&R falan gibi büyük yerler de böyle bir şey yapsa... İzdiham olur gerçi. Neyse..
27 Şubat 2011 Pazar
25 Şubat 2011 Cuma
Bir Devir Muhteşemdi;Kavak Yelleri.
Aslında öğretmenlerle ilgili bir yazı yazacaktım ama telefonuma yazdığım yazıyı taslaklara kaydettiğimi sanarak mesajlar bölümünden çıkınca yazı mazı kalmadı ortada.Çünkü kaydetmemişim meğerse. İçim acıdı resmen.Yazılarım benim çocuğum gibi-yazar burda;her şarkım benim çocuğum gibi diyen popçulara sesleniyor-.
Ben de tekrar yazmak istemedim. Kavak Yelleri hakkında bir şeyler yazmak istedi canım.
NOT:Yazının burdan sonrasını bunu dinleyerek okumanız tavsiye edilir. Ya da bunu. Bu da olabilir.
Biliyorsunuz Kavak Yelleri'ni.Tıms Productions'ın yaz dizisi olarak başlayan ama bu yıl 4.sezonu yayınlanmakta olan dizisi.
İlk yayınlandığı sıralarda bu tür bir gençlik dizisi pek olmadığı için insanlar sevdiler bu hikayeyi.Ben de sevdim... Kendine has diyalogları ve şiirleri olması bir de üstüne İzmir de geçmesi diziyi izlenilebilir yaptı.Karakterler bizden kişilerdi.Herkes Efe gibi bir abisi,dostu olsun istedi mesela.Orijinal adamdı o. Çok doğal duruyordu televizyonda.
Yiğit Güralp çok güzel işliyordu bütün karakterleri dizide.Sonra Yiğit Güralp'tan AslıEfe aşkı yazması istendi.O ise dizinin senaristliğinden çekildi. " Kavak Yelleri'ni Efe Aslı aşkını midem kaldırmadığı için bıraktım... Ben olsaydım öyle bi aşk olmazdı... Ama zaten yapımcı ve kanal o aşkı istiyor ve bunun için her hafta baskı yapıyordu... Onlara göre bu aşk ratingleri yükseltecekti... Ben de ratinglerinizle size hayırlı günler dedim ve bıraktım... Bir daha asla ratingleri benim yazdığım bölümler gibi olmadı... " diye bir açıklamada bulundu gelen sorular üzerine.
Sonra Aslı & Efe dostluğunun yerini Aslı&Efe aşkı aldı. En başından beri EfeAslıcılardandım ben zaten. Sevindim.Zevkle izlemeye devam ettik ailecek...
İlişkiler açısından Kavak Yelleri'ni eleştirmiyorum çünkü benim hayatımda da böyle iki yakın arkadaşla da birlikte olan ve hala o iki birlikte olduğu arkadaşla da görüşen insanlar var.Bu nedenle o kadar da absürt gelmiyor ilişkiler.Tabi bu aşağıda da görmüş olduğunuz gibi karışık bir ilişki şeması(şekil1a.) olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ama sonra bir baktık ki bizim dostluk,gençlik dizimiz gitmiş yerini entrikalarla örülü bir hikayeye sahip bir pembe dizi almış.
Dizide her karakter en az bir kere ölümün kıyısından dönmüş. Hepsi en az bir kere kaçırılmış. Hepsi en az 2 farklı kişiye aşık olmuş ve aslında 4 başrolden oluşan dizi Aslı karakterinin üzerine o kadar yoğunlaşmış ki adı Aslı'nın Yelleri olarak değiştirilmesi daha uygun hale gelmiş.
Yok efendim Efe öldü.Dizide 3 senelik zaman atlaması yaşandı.Dur dur ölemedi ama 4 aya kadar ölecek falan filan. saçma sapan.Tüm bunlara rağmen her bölümünü özenle takip ediyorum gerçi.Hala izliyorum sanki bir sorumluluk meselesi gibi.
Amaaan zaten bu sezon bitecek diyorlar.Reytingler de kötü.Orijinal adamın dönüşü işe yaramadı.Dizi çok kan kaybetti.Toparlanamıyor.Saat 23'de başlıyor...
Neyse lafı çok uzattım. Böyle yani... Kavak Yelleri efsane olarak başladı ama neredeyse vasat olarak bitecek çoğu insanın gözünde.Kime sorsam -sıktı o artık,diyor.
Lafın kısası;Sevgili Kavak Yelleri, seni hala kaçırmadan izliyorum ama çok saçmaladın.Efe ve Deniz aşkını bekliyorsun galiba bitmek için.
Ben de tekrar yazmak istemedim. Kavak Yelleri hakkında bir şeyler yazmak istedi canım.
NOT:Yazının burdan sonrasını bunu dinleyerek okumanız tavsiye edilir. Ya da bunu. Bu da olabilir.
Biliyorsunuz Kavak Yelleri'ni.Tıms Productions'ın yaz dizisi olarak başlayan ama bu yıl 4.sezonu yayınlanmakta olan dizisi.
İlk yayınlandığı sıralarda bu tür bir gençlik dizisi pek olmadığı için insanlar sevdiler bu hikayeyi.Ben de sevdim... Kendine has diyalogları ve şiirleri olması bir de üstüne İzmir de geçmesi diziyi izlenilebilir yaptı.Karakterler bizden kişilerdi.Herkes Efe gibi bir abisi,dostu olsun istedi mesela.Orijinal adamdı o. Çok doğal duruyordu televizyonda.
Yiğit Güralp çok güzel işliyordu bütün karakterleri dizide.Sonra Yiğit Güralp'tan AslıEfe aşkı yazması istendi.O ise dizinin senaristliğinden çekildi. " Kavak Yelleri'ni Efe Aslı aşkını midem kaldırmadığı için bıraktım... Ben olsaydım öyle bi aşk olmazdı... Ama zaten yapımcı ve kanal o aşkı istiyor ve bunun için her hafta baskı yapıyordu... Onlara göre bu aşk ratingleri yükseltecekti... Ben de ratinglerinizle size hayırlı günler dedim ve bıraktım... Bir daha asla ratingleri benim yazdığım bölümler gibi olmadı... " diye bir açıklamada bulundu gelen sorular üzerine.
Sonra Aslı & Efe dostluğunun yerini Aslı&Efe aşkı aldı. En başından beri EfeAslıcılardandım ben zaten. Sevindim.Zevkle izlemeye devam ettik ailecek...
İlişkiler açısından Kavak Yelleri'ni eleştirmiyorum çünkü benim hayatımda da böyle iki yakın arkadaşla da birlikte olan ve hala o iki birlikte olduğu arkadaşla da görüşen insanlar var.Bu nedenle o kadar da absürt gelmiyor ilişkiler.Tabi bu aşağıda da görmüş olduğunuz gibi karışık bir ilişki şeması(şekil1a.) olduğu gerçeğini değiştirmez.
![]() |
| şekil 1a. |
Ama sonra bir baktık ki bizim dostluk,gençlik dizimiz gitmiş yerini entrikalarla örülü bir hikayeye sahip bir pembe dizi almış.
Dizide her karakter en az bir kere ölümün kıyısından dönmüş. Hepsi en az bir kere kaçırılmış. Hepsi en az 2 farklı kişiye aşık olmuş ve aslında 4 başrolden oluşan dizi Aslı karakterinin üzerine o kadar yoğunlaşmış ki adı Aslı'nın Yelleri olarak değiştirilmesi daha uygun hale gelmiş.
Yok efendim Efe öldü.Dizide 3 senelik zaman atlaması yaşandı.Dur dur ölemedi ama 4 aya kadar ölecek falan filan. saçma sapan.Tüm bunlara rağmen her bölümünü özenle takip ediyorum gerçi.Hala izliyorum sanki bir sorumluluk meselesi gibi.
Amaaan zaten bu sezon bitecek diyorlar.Reytingler de kötü.Orijinal adamın dönüşü işe yaramadı.Dizi çok kan kaybetti.Toparlanamıyor.Saat 23'de başlıyor...
Neyse lafı çok uzattım. Böyle yani... Kavak Yelleri efsane olarak başladı ama neredeyse vasat olarak bitecek çoğu insanın gözünde.Kime sorsam -sıktı o artık,diyor.
Lafın kısası;Sevgili Kavak Yelleri, seni hala kaçırmadan izliyorum ama çok saçmaladın.Efe ve Deniz aşkını bekliyorsun galiba bitmek için.
Yazımı Kavak Yelleri'nin bir şiiriyle bitiyorum.
Anladım
Yok
Çok döndüm
Çok dolaştım
Yok
En güzeli senin gözlerin
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin
Dönenlere küsme sakın
Sen dünyaya küsebilir misin?
Bil ki kimine göre baba ocağı
Kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin
Ve belki de her yolun sonundan sana dönmek
En güzel yanı şu gençliğin
Çünkü yok ki
Çok döndüm
Çok dolaştım yok
Ve ben de anladım
Aslı varken surete gerek yok.
Not:Bir başka yazımda diğer şiirleri de ekleyeceğim.
Yok
Çok döndüm
Çok dolaştım
Yok
En güzeli senin gözlerin
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin
Dönenlere küsme sakın
Sen dünyaya küsebilir misin?
Bil ki kimine göre baba ocağı
Kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin
Ve belki de her yolun sonundan sana dönmek
En güzel yanı şu gençliğin
Çünkü yok ki
Çok döndüm
Çok dolaştım yok
Ve ben de anladım
Aslı varken surete gerek yok.
Not:Bir başka yazımda diğer şiirleri de ekleyeceğim.
23 Şubat 2011 Çarşamba
Birkaç Küçük İtirafım Var Sayın Seyirciler
- Bilgisayar ya da telefon gibi elektronik aletlerle konuşmuşluğum hatta onlara bağırmışlığım vardır.
- Şu meşhur 'de,da'ları doğru yazanları çok seviyorum.Saygı duyuyorum görür görmez.
- Facebook'daki sohbet şeyisi küçük olduğu için yazmakta psikolojik olarak zorlanıyorum.
- Bir sevgi kelebeği, efendime söyliyiim bir aşk böcüğü değilim.
- Şu anda saçlarımı yıkayıp yıkamamak konusunda arkadaşımla konuşuyorum.
- Blogları okumayı çok seviyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






